Esnaf için bir şans
 
 
KOCAELI
 
Bugün :
18.02.2007
 
Pınar Ecz.
Yarın :
19.02.2007
 
Sağlık Ecz.
 
 

   
kamiletuncay@derinceekspres.com
  Kamile TUNCAY
 
  ARKADAŞLIK DOSTLUGA DÖNÜŞÜNCE  
 
     
Arkadaşlar arasındaki ilişkiler öylesine çeşitlidir ki, rengarenk ipliklerle ince ince işlenmiş bir kanaviçeyi andırır.
    Kimiyle dertlerde, kimiyle kahkahalarda, kimiyle düşüncede, kimiyle koşulsuz destekte buluşuruz.Bazen anlaşarak,bazen çatışarak, hem arkadaşımızı, hem kendimizi tanırız. Gerçek dostumuzu ve öz benliğimizi buluruz ayrıca özgürlüğümüzü keşfederiz.
      Kanaviçenin bir yüzü güzelliklerle doluyken, öbür yüzü pekte o kadar düzgün değildir. Düğümler ve sarkan iplikler vardır. Buda insan ilişkilerinin öteki yüzüdür. İki yüzlülüğü, kıskançlığı, çıkarcılığı yaşayıp öğreniriz kanaviçenin tersinden.  Böylece hayatın ilk acı derslerini de yine arkadaşlardan alırız.
      Eğer sevinçlerimizi içimizde haset olmadan paylaşabiliyorsak, dertlerimizi gizlice sevinmeden bölüşebiliyorsak, kötü kişi olmayı göze alarak birbirimize doğruyu söyleyebiliyorsak, böylece birbirimizi yanlışlardan koruyabiliyorsak, samimiyetle saygının ince çizgisini çizebiliyorsak, dünyalara bedel bir dostluğa sahibiz demektir. Aldığımız kadar verdiğimiz böylesi bir dostluk, çocukluktan ölüme dek insan oğlunun  edinebileceği en büyük zenginlik, kişinin kendine verebileceği en büyük armağandır.
     Dostunuz, sizin karşılığını bulmuş ihtiyacınızdır. O sizin sevgiyle ekip, teşekkürle biçtiğiniz tarlanızdır. Sizin ocak başınızdır. Çünkü siz ona aç olarak koşar ve huzura kavuşabilmek  için onu ararsınız.
      Sırlarınızı kiminle paylaşırsınız  bir düşünün.Sizi ailenizden, akrabalarınızdan, erkek arkadaşınızdan ve hatta kendinizden daha iyi kim tanır. Yaşadığınız acılar, gözyaşı olarak dökülmeye başladığında  yanınızda kimin olmasını istersiniz? Telefona uzanan eliniz kimin numarasını çevirir? Bu sorulara vereceğiniz isimler farklı olabilir, fakat hemen hemen hepsini tek bir başlık altında toplayabiliriz, DOSTUMUZ.
     Öncelikle dostla arkadaş arasındaki farkı hepimiz biliyoruz.. Dostluklardan önce arkadaşlık başlar. Birlikte eğlenir, güler, gezersiniz.Sonra bir gün  sıra birlikte ağlamaya gelir. Arkadaşım dediğiniz insan oturup sizinle ağlayabilendir. Kötü günümüzde yanınızda olup sizinle aynı duygu ve düşünceleri paylaşmasa bile, sırf siz üzüldüğünüz için üzülendir.Yaşanan zor günler arkadaşlığın sağlamlığını  denemek için bir sınavdır.
     Dostunuzdan ayrı düştüğünüzde üzüntüye kapılmayın. Çünkü, dostunuzun en beğendiğiniz yanı ,yokluğunda daha bir belirginleşir. Tıpkı dağın tırmanana değil, ovadan bakana daha açık göründüğü gibi.
      İyi bir arkadaşlığı, sağlam bir dostluğa dönüştürmek ve bir ömür boyu aynı sağlamlıkla sürdürebilmek çok kolay değildir.Arkadaşlığı emek vererek büyütmek gerekir,ince bir oya gibi nakış nakış  işlemek, şekil vermek gerekir. Ancak o zaman arkadaşınız sizin vazgeçilmez,  hayatımda olmazsa olmaz, diyeceğiniz dosttunuz  olabilir.
     Gerçek dostlar birbirlerinin sıkıntılı anlarını herkesten önce anlar ve paylaşmak ister.Bana  ihtiyacın var mı? Diye sormak ihtiyacı hissetmez ve dostunun yanında olur. Dost dediğin ,bütün dünya bir araya gelip seni üzerken bile senin yanında olur, sırtını ona korkusuzca dayayabilirsiniz.
      Akıp giden yıllar içerisinde dostlardan ayrı düşülse de dostluk kaldığı yerden tazelenir,yarıda kalan mesafeler hızla katedilir. Çünkü as olan,kalbin kapılarını aralayıvermektir hemen.
    Dostluk; mutlu bir haberinizde sizden önce çığlık atan sestir. Dostluk, üzüntülü bir gününüzde sizi ayakta tutan çatınızın çöktüğünü hissettiğinizde omzunuzda bulduğunuz güç veren bir eldir.
     Hayatta insanlar birbirleriyle arkadaşlık, dostluk ve çabuk kaynaşabilecek şekilde yaratılmışlardır. İyisiyle kötüsüyle hepimiz insanız. Affetmesini bilmeli ve arkadaş seçerken dikkat etmeliyiz.
 
 
08.02.2007
 
   
 
  Tasarım
  Programlama
©
 2006 Derince Ekspres